Sizden Gelenler


Sabri BAŞ

Mücadelenin ölçütü hangi çetrefilli ortamda verilip verilmediği ile ölçülür.

Ortam ne kadar zorluklarla çevrili ise o derece mücadele zorlaşır. Bu, spor branşlarında olduğu gibi hayatın koşulları için de geçerlidir.

Her alanda , özellikle eğitim alanında cehaleti yenmenin anahtarı nedir ? Bilgidir. O ışık gibidir.

Nasıl ki karanlık ortamı aydınlatan ışık insanın yüreğine ferahlık verir, nasıl ki geceden korkan insan gündüz olunca rahatlar , Güneşin ışıkları ferahlık verir , işte tıpkı böyledir bilgi de. .

İnsan , burada (öğrenci ) ne kadar bilgi ile donanırsa o derece zorluklarla rahat bir şekilde başedebilir.

Ünlü bir düşünür " Sadece karanlık köşelere SOKAK lambası dikilir” der.

Biri ,öğrencinin bunu başarabilmesi ne derece soru sorabilmesi ile orantılıdır. Merak soruyu , soru ise sormayı öğretir.

Sormak ise yanıt bulmayı. Bu zincirin ilk halkaları ailede kurulur ve devamı ve önemli kısmı ise eğitim kurumlarında sürdürülür. Ailede sevgi ile başlayan öğretim sureci bireyin hayatı boyunca severek ögrenmeyi alıskanlık haline getirmesi ile başarılır . Öğrenmeyi sevmek...

Bir veli olarak bunun ne derece başarıldığı ya da başarılamadığı hususunda okulunuzu oluşturan veli –çalısanlarınız ve öğrencilerinizden oluşan sacayağından bir kaç örnek vererek açıklamaya çalışacağım .NACiZANE. Dikkatinizi çekerim: Nacizane diye yazdım. Bu tamamen benim fikirlerimdir.

Öncelikle bayram kutlamalarınızda Atatürk’un göstermiş olduğu ÇAĞDAŞ EĞİTİM yolundaki Işığı daima vurgulamanız ve bunu çocuklara sevdirerek yapmanız takdire şayan bir örnektir. Başta kendi çocugumuzun gözlerinde ki mutluluk ışığından anlıyorum.Uykusunu doğru düzgün alamamış olarak minicik yaşında servislerde uykusunu tamamlamaya çalışarak , adeta büyük bir sevinçle okula yetişmenin MUTLULUĞUNU gözlüyorum onda . Okulunuzu o kadar çok seviyor ki gerçekten hasta olmadığı zamanlar dışında hatta biraz hasta olduğu zamanlar da bile koşa koşa gitmeye çalışması işte bunun ne derece başarıldığının bir göstergesidir. Öğretmenlerin bu başarıda en az sorumlukları kadar BüYüK PAYLARI da olduğunun bilincindeyim. Bu sayfada ki ilk cümlemi burada hatırlatmak İsterim.

İkinci olarak velilerimize bir sözleşme gibi daha okula başlamadan önce bir soru sordunuz !

Bu yolda yürürken desleklerinizi esirgemiyeceğiniz , ancak bu şekilde birlikte yol alabileğecimizi ifade edip: 3 KERE tekrar ettiniz sorunuzu : " SöZ Mü? SöZ Mü? SöZ Mü ? « Diye. Ağızlardan TEK bir yanıt verildi. "SöZ» diye?

Peki neydi bu söz ? « Sizlerin okul olarak başta okulun yönetiminden sorumlu OYA AKIN hanımefendi olmak üzere kendisi ile birlikte çalışan tüm personele gerektiğinde çocukların başarılı olmalari için gerekli yardım elini uzatmak ve bu konuda her türlü desteği vermek» idi.

Bunun yorumunu tamamen velilerimizin kendilerine bırakıyor, ancak kendi adıma şunu da belirtebilrim ki , her zaman verdiğimiz sözün arkasındaydik, arkasındayız ve de olmaya devam edeceğiz.

Son olarak , sacayağının en önemli kısmı ile ilgili olarak ; yani, okulunuzun ekibinden bahsetmek isterim: Aklınıza gelen gelmeyen , ne bileyim işte okulun güvenlik görevlisinden ( ki adlarını tek tek burada , şu ANDA zikretmek isterdim, ancak hepsinin ismi aklımda değil ne yazık ki ! ) tutun da, ya da servis şoförüden tutun da müdürü , öğretmeni, yardımcıları , ahçısı * işcisi ile ellerinde ki olanaklar dahilinde FAZLASIYLA çaba gösterdiklerini görmemek en basit şekliyle KAYITSIZLIK olur.

Ezcümle,

Tüm okul ailesine yukarıdaki yazdıklarımı okuyan herkese saygılarımı sunar , teşekkür ederim.

(s) özünde duran tüm velilere de aynı dileklerimle başarılar dilerim.

Okulunuza tek kelime kaldı yazabileceğim: BRAVO.

Teşekkürler.

Ayşegül Aygün

Merhaba, daha hamilelik sürecinden başlayarak çocuklarımız için her şeyin hep en iyisini, en güzelini arayıp bulmaya çalıştık. Her zaman, onların yedikleri, içtikleri, giydikleri, gördükleri, dokundukları, soludukları her şey çok önemli oldu bizim için..

Okul hayatlarına adım attıklarında da bu titiz seçimlerimizi sürdürmeye gayret ettik.. Ve bugün "Yıldızlı" üyesi olduğumuz Oya Akın Yıldız Koleji ailesi ile birlikte olmaktan çok mutluyuz..

Çünkü, gözümün bebekleri, iki güzel kızım Deniz ve Zeynep, okullarına her sabah koşarak gidiyorlar.. Çünkü onlar sadece sınıf arkadaşlarını ve sınıf öğretmenlerini sevmiyorlar.. Her sabah okulda onları güler yüzle karşılayan ve her akşam kapıda sevgi ile uğurlayan görevlileri, minicik kafalarında oluşturdukları sorunları çözmek için her türlü çabayı harcayan okul yönetimini, her dersi, kendi çocuklarına öğretiyormuş gibi heyecanla ve özenle gösteren tüm öğretmenlerini de çok seviyorlar..

Tek işlerinin derslerini anlatıp mesailerini doldurmak olmayan bu özel öğretmenler, bazen çocuklarımızın saçlarını tarıyor, bazen yemekhanede sevmedikleri yemek olduğunda "en azından tadına bakmalarını" rica ediyor ve hatta elleri ile yediriyorlar.. Okulun her noktasında karşılaştıkları her görevli, çocuklarımızı adı ile tanıyor, selamlıyor ve önemsiyor..

Çocuklarımızın kentimizde, yaşlarına uygun tüm etkinliklere gitmeleri, çok kıymetli çocuk kitabı yazarları ile tanışmaları için çok gayret gösteriliyor..

Bizim için çok önem taşıyan milli bayramlarımız, ne mutlu ki okulumuzda da çok özel etkinliklerle kutlanıyor..

Yaşadığımız topluma ve tüm dünyaya saygılı, tam bir dünya vatandaşı olmaları için, çeşitli sosyal sorumluluk projelerine her çocuğun katılması sağlanıyor..

Çocuklarımız, fikirlerine ve önerilerine önem verildiği için, kendilerini tam bir birey gibi hissettikleri bu okulda giydikleri giysilerin markaları ile değil okudukları kitap sayıları ile yarışıyorlar.. Sadece akademik başarılar değil, sportif ve sanatsal etkinliklere de çok önem veriliyor..

Her ay düzenli olarak yapılan genel sınavlar ile çocuklara ve velilere geri bildirimler yapılıyor.. Çocuklarımızın geri kaldıkları noktalarda, birebir özel destek veriliyor..

Ve en önemlisi "Her çocuk keşfedilmeyi hazır bir yıldızdır!”anlayışı ile en ufak başarıları bile destek görüyor, önemseniyor, takdir ediliyor..

Çocuklarım için, tıpkı bizim gibi, her şeyin en iyisini, en güzelini araştıran ve sunmaya çalışan Oya Akın Yıldız Koleji ailesine teşekkür ederiz.

Musa GÖÇMEN

Musa Göçmen in notu:

Oya Akın Yıldız Koleji bakışı, çalışma disiplini ve sevgi dolu yapısıyla bence kurucusunun ruhu ile örtüşmüş bir okul. Eğitim ve öğretime verdiği önemi çocuklarımızın birey olarak gelişmesini sağlayacak bir yapı ile taçlandırmış. Hayatın her anında içinde olmamızı izlenen ve gözlenen bir sanattan öte, bizimle yaşayan sanatı çocuklarımıza anlatabildiğimiz bir kurum. Bünyesinde oluşturduğumuz üflemeli çalgılardan oluşan bandosu ile bu bakış açısını perçinledi. Oya Akın Yıldız Koleji her yönden model olabilecek bir yapıda. Bundaki en büyük pay bence geçmişlerindeki sevgi dolu çalışmaları. Teşekkürler…

Alper Tuncay ENGİN

Türkiye'de neden bilim adamı yetişmediğini, çocuklarımızın eğitim sistemimiz içinde nasıl ortalama ve düz hale getirilmeye çalışıldığını kendi oğlumda acı bir tecrübe ile öğrendim.Meğersem okul diye gönderdiğim yer buna hizmet eden bir fabrikaymış.Şimdi ise insanlığın var olmaya devam ettiği, içinde Oya Güven Akın güneşinin parladığı her bir çocuğun ise yıldız gibi parlak ve güçlü olması için sonsuz çaba ve gayretin olduğu;
Oya Akın Yıldız Kolej'liyiz.

OYA GÜVEN AKIN;
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefte,
Umarım Tüm eğitimciler ilerler.

Emel-Yiğit-Kürşat YİĞİTBAŞI

Değerli Hocam Oya Akın,

Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği güzel ülkemizin geleceğinin teminatı çocuklarımız adına umut bağladığımız gerçek güç siz değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun…